Teoman -
İstasyon İnsanları
[People on the stations]


Ruhidir benim adım
Spirit is my name
Hiç çıkamam evimden
I can't leave my home
Dostlar uydururum hayali
My friends, I'm fantasizing
Mutluyumdur bu yüzden
And that's why I'm happy
 
 
Bir çiçek dürbününden
Through the flower binocular
Insanlara bakarken
Looking at people
Bir gün bir istasyon gördüm
Once I saw a station
Trenleri geciken
The trains were late there
 
 
Yolcular ellerinde
In the passengers' hands
Tek gidişlik bir bilet
Are one way tickets
Henüz bilmeseler de
Though they don't know it yet
Hayat bundan ibaret
The life is like that
 
 
İstasyon insanları burdalar tesadüfen
People on stations, here by accident
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
Seeing the same dreams, going to different places
 
 
Eskiden çok eskiden
Long, long ago
Ben daha çok küçükken
When I was very small
Henüz cennet plajı
When a paradise beach
Otopark olmamışken
Wasn't a parking lot yet
 
 
Mercanların arasında
Between the corals
Küçük balıklar vardı
There were little fish
En güzellerin el boyunda
Among them the most beautiful
Kavuniçi olanlardı
Were the dark yellow ones
 
 
Bir gün bir rüya gördüm
Once I saw a dream
O kavuniçi balık benmişim
That dark yellow fish is me
Büyümem beklenmeden
Noone waited for me to gro up
Afiyetle yenmişim
I was eaten with appetite
 
 
İstasyon insanları burdalar tesadüfen
People on stations, here by accident
Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
Seeing the same dreams, going to different places
 
 
Ruhidir benim adım
Spirit is my name
Bir sırrım var saklarım
I have a secret, I'll keep it
Ama görünce anlarsınız
But you'll understand if you'll see
Yalniz dikkat acımayın
Just watch out, don't sympathize
Acınmak canımı en çok acıtandır
Compassion makes me suffer most