Teoman -
Hem Hayattan, Hem Ölümden
[Both of life and death]


Silkeleyip kumları üstümden atıp,
I've shaken the sand off me
Mağazanın vitrininde yansımama bakıp
Looked at my reflection in the shop window
Uyurgezer gibiyim, tüm geçmişim kayıp
I'm like a sleepwalker, my past is lost
Inceliyorum kendimi halim bi garip
I'm inspecting myself, my condition is weird
 
 
Hem hayattan hem ölümden korkarak
Being afraid both of life and death
Son sefer de geçmiş bu son durak
The last trip is over, this is the last stop
 
 
Sardunyaları seyrettim bir çölden gelip
Watching the geranium when I got back from the desert
Geceler boyu ağladım şairleri sevip
I've cried at nights out of love for poets
Bir isyanım varmış, akıtmışım içime
I have stubbornness, I've poured it into myself
Kendim bile bakamadım gözlerimin derinine
Even I can't look myself in the eye
 
 
Kilitliydi dünya, girdim bacasından
World was locked, I've entered through the chimney
Kızgındım doludizgin, hazzın ardından
I was heated up by pleasure
Kefenim arka cebimde, cehennemden kaçmadan
My shroud is in my back pocket, without running away from hell
Delirerek giderek, vicdan azabından
Slowly going crazy because of the pangs of conscience