Sagopa Kajmer -
Merhametine Dön
[Show compassion]


Kolera:
Kolera:
Herkes uyudu yine içtimada düşünce
Everyone's asleep again, falling in the line-up
Bazen tercih etmen gerekir bilmemeyi bilmeye
Sometimes you must prefer not knowing to knowing
El değmemiş hayallerimin ortasında duran
Standing in the middle of my dreams that no hand has touched
Bir kara sevda camına taş fırlatsam uyansa
A black love, if I'll throw a stone in its window, if it'll wake up
Casaretimi topladım konuşacaktım
I've summon courage, was going to talk
Sen gelince sular altında kaldı anlatacaklarım.
When you came, whatever I was going to say has stayed under the water
Gözlerimin sığıcağı kadar aralık kapım
My door is open just enough for me to peep out
Ellerin gül kokardı sen diken satardın
Your hands smelled like roses, you were selling the thorns
Hayır ağlamıyorum üstümden yağmur bulutu geçti
No, I'm not crying, a raincloud has passed above me
Hayır ağlamıyorum gözüme biraz sen kaçtı
No, I'm not crying, it's just that a bit of you got into my eye
Ok tedirginim çünkü cok soğuksun ya hu
Ok, I'm concerned because you're very cold
Yine ormanın içine doğru kaçtı ürkek bir ahu.
A timid antelope ran into a forest again
Gülümsemene hasretim bağlanmış basiretim hemde kapalıymış kısmetim
My sorrow has hooked to your smile, besides, my destiny is gloomy
Boşuna beklemişim.Bir sokak köpeği buldum ona sarıldım ağladım ağladım.
I was waiting in vain. I've found a stray dog, hugged it and cried, cried
 
 
Aklımı avla bir gafil kuş gibi mermiye değsin
Cacth my mind, let it stumble upon a mine, like a careless bird
Ama bu canımı sakla,başka bir can yok elimde avcumda
But hide my soul, there's no other soul in my hand, in my palm
Merhametine dön beni benden çal
Show compassion, steal me from myself
Buna lüzum var
I need it
 
 
Sagopa:
Sagopa:
Yarım yanmış, yarım donmuş. Aklım buna şaşmıs
Half burnt, half frozen. I was astonished with that
Ama şaşmamam gerekmiş, bu şaşkınlıklar aptalcaymış
But I shouldn't have been astonished, this confusion is stupid
Senin kalbin ahşapcaymış benimki kezzapca,bu aşk ahmakça
Your heart is wooden, my is an acid, this love is foolish
Geç ve köşene otur suskun!
Go and sit silently in your corner
Senin zamanın degil bu zaman
This time is not your time
Önce konuşmayı öğren sonra kolay kavran
Learn how to talk first, then understand easily
Bu yollarda çok iyi olmalı manevran ve mis gibi kokmalı sunduğun manolyan
On this road, your maneuvers must be really good, and magnolias you give must smell fantastic
Yolcuların yolcusuyum,yolum tozlu topraklı
I'm a traveller of all travellers, my road is dusty
Gerilmiş ettten canbaz için ipler
Ropes were stretched for an acrobat
Asfaltın üzeri paramparca cambazlar
There are smashed acrobats on your asphalt
Hepsini kaldırıp atar ölümden cımbızlar
Pincers of death pick everyone and throw away
Var olan son gücümle yüzümü yüzüne çevirmeliyim
With my last force I must turn to you
Seni derhal görmeliyim
I must see you immediately
Ama hayır bir kez daha acı çekerek ölmemeliyim!..
But no, I mustn't die again in pain
Hayır sana doğruları söylemeliyim
No, I mustn't tell you the truth
Karşımda yollar, ahval paranormal
There are roads before me, condition is paranormal
Ben yolruldum,bir adım atmaya kalmadı tâkat.
I'm tired, there's no strength left to take a step
Beni üzmeden söylemeye çalıstıklarının hepsi yüzümü mosmor eden sert tokat.
Everything you're trying to say without upsetting me is a brutal slap that makes my face turn purple