Sagopa Kajmer -
Baytar
[Veterinarian]


Bu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi
Words are escaping my lips, like arrows launched from a bow
Sözler bazen bir hazine bazen dermansız bir dert tipi
Sometimes words are treasure, sometimes - an inconsolable grief
Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz
Telling about the yesterday is unpleasant
Gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz
Do all af us complain about tomorrow that didn't come
Aklımın ipinin ucu da kaçmış, timsah katreleri boşalsın
I've lost a thread of mind, let them shed crocodile tears
Bir iki damla hiç degersiz
A couple of tears have no value
Hüzün ve kaderin pençesinde bir dev nam-ı değersiz
In claws of sorrow and fate the giant's name doesn't matter
Gece-gündüz ömürden yontar dünya dönmez yarensiz
Night and day are peeled off the life, world won't turn around without a friend
Bugün ömür yarım gün, serbest kalsın fikrim
Life today, half a day, let my thoughts stay free
Senin tozlarını silemez tenimden ellerim
I can't wipe your dust off myself
Varlık ruhu terk eder gözün gözümden ayrilinca
Existence refuses the soul since you turned away from me
Bendeki ask altın misali ağırlığınca
Love is heavy like gold
Sensiz benlik yokluk demek kalbim sana emekçi
There's no me without you, my heart beats for you
Aşk denen illet çorak arazide tilki misal kurnaz bekçi
Disease we call love, guarding the barren land like a cunning fox
Başım sarkık bir mahalsiz cümle yolumun önüne taş
I'm feeling down, needless phrase like a stone on my road
Dudaklarınla kaderi nikah eden çakır keyif dertdaş
Drunken companion in misfortune, sharing destiny with you to the brim of glass
Gören der ki sel ağzına bina yapmak aptal işi
Onlookers say: it's silly to build anything in the mouth of a stream
Yel eserse kırmaz dişimi, kalp bir körse görmez bir şeyi
If wind will blow, it won't break my teeth, if heart is blind, it doesn't see
Saniyeler dakikalarla yapar alişverişi
Seconds are trading with minutes
Saatler seni alır benden korkarım olamaz gelişi
Hours take you away, I'm afraid there will be no turning back
Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir
Anguish is a foul guest, putting out the light in my eyes
Afitap sönük bir mum ayrılık hain bir zehir
Sunlight is a died-out candle, break-up is a venomous poison
Melek yanımda yüzünü saklar felek yüzüme kaş çatar
Angel conceals his face near me, fate is frowning at me
Bir tek bu hüznü sen boğarsın ipek tenin derime batsın
Only you can soothe this sorrow, let your silky body touch my skin
Rüzgar saçını süpürse mest olur bakışlarım
When the wind tousles your hear, my looks go drunk
Adınla uyanır kulaklarım, yüzünle açar göz kapaklarım
At the sound of your name I wake up, my eyes are open to your face
En güzel şiirlerimde kaleme adını sayıklatırım
I'll write your name in most beautiful poems
Odamın hayaletisin sessizliğine aşığım
You're a phantom of my room, I'm in love with your silence
 
 
Derdime çare baytarım yok
There's no remedy for my grief, no veterenarian
Dengeme destek tut ki durayım
Hold my balance, I will stand
Safak güneşin fermanı geçer acı tatlı sayılı zamanın sancısı
Dawn passes sun's decrees, bitter, sweet, counted pains of time
Ama melek bir yandan, şeytan bir yandan
But angel's on one hand, devil's on another
Başım zindan yokluk var bu kaçıncı şikayetim bilmem
My head is an empty prison, I don't know how many times I've complained
 
 
Kafamı duvara yasladım omuzların yanimda yok
I bent my head on the wall, your shoulder is nowhere near
Ahbaplar maymun istah sahibi benim içim senle tok
Friends with ravenous appetite, I'm replete with you
Yok ki gücüm belki devler ülkesinde bücürüm
I'm powerless, like a liliputian in the land of giants
Sessizliginle gelir hüznüm yoklugunda gömülü ölüyüm
My sorrow will enter your silence, I'll be buried in you absence
Bu devranin binlerce sevgi müsterisinden biriyim
I'm one of love's clients in this era
Yalnizligima küfrederim sensiz halden müstekilim
I'm cursing my lonelyness, without you I'm suspended
Ilelebette dönmez olsam bil ki yalniz nöbetteyim
If I'll never go back, know that I'm in the lonely guard
Hatalarima savas açtim her gün farkli kefendeyim
I started a war with my mistakes, every day in new shroud
Hayat günlük defter yapragi hazan gelir dökülür
Autumn will come, and leaves-pages of everyday life will fall off
Gelirken ne getirilir ki giderken ne götürülür
What does it brint, coming, what does it take, leaving
Dertle anlas deva bul üzüntü kalbi sömürürür
Come to mutual understanding with anguish, find a cure, sorrows eating the heart from inside
Yüzüne baktigim her an cennetten bahçe görülür
Every moment I look in your face I see heaven's gardens
Gülüşle şen degil gönül bucaklarinda harabeler
No happyness in a smile, just ruines in the secret corners of a heart
Bu hilekar tavirla geçer fena saatler
With these knavish manners bad hours pass
Seni içeren masallarim anlatılacak kadar kısa değiller
Fairytales that narrate about you are not as short as they are told
Aşk ilinde bir tarafta cüceler diğer yanda devler
In the land of love, there are dwarves on one side, giants on another